Orman Sınırlarının Kadastrosu Ekiplerince Belirlenmesi ve Ormanların Yağmalanması.
5831 sayılı Kanun ile ilgili ilk yazıda; 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince çalışmaları devam eden yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu gereğince çalışmalara başlanmışsa; orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun gereğince sonuçlandırılacağından bahsetmiş idik.
Konuyla ilgili olarak kamuoyunda tartışma konusu edilen bir başka husus ise; Orman sınırlarının belirlenmesinin orman kadastro komisyonundan alınarak kadastro ekiplerine verilmekle, yağmalamaya altlık oluşturulduğudur. Kadastro ekiplerinin,potansiyel yağmalama ekipleri gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz.
Diğer taraftan, kadastro ekiplerinin orman sınırlarını belirleme yetkisi zaten bulunmaktadır. Ayrıca, 5 kişiden oluşturulan orman kadastro komisyonunun yalnızca başkanının orman mühendisi olması zorunlu iken, kadastro ekiplerinde bir adet orman mühendisinin, bir adet de ziraat mühendisinin görev yapması zorunludur.
Orman kadastrosunun kadastro ekiplerini ilgilendiren esas yönü şudur; 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince yapılan çalışmalarda orman haritaları orman kadastro komisyonları tarafından düzenlenmektedir. Bu komisyonda harita ve kadastro mühendisi bulunmadığından, orman haritaları teknik yönden yetersiz olmakta idi. İşte harita yönüyle tekniğin sağlıklı olmasını sağlamak amaçlı olarak kadastro ekiplerinin önemi artmıştır.
Kadastro ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda da orman sınırlarını belirlemek görevi yine orman konusunda uzman olan orman mühendisi ve ziraat mühendisine aittir. Kadastro ekiplerinin görevi ise, uzmanları tarafından belirlenen sınırların haritasını yapmaktır.
5831 sayılı Kanun ile ormanların yağmalanmasına sebep olunup olunmadığı; çalışmaların orman kadastro komisyonları tarafından ya da kadastro ekipleri tarafından yapılması bazında değil; 2/B alanlarının satışının kimlere yapılacağı konusunda olması gerekir.
NOT: 5831 sayılı Kanunun diğer maddeleriyle ilgili değerlendirmelere daha sonraki tarihlerde yer verilmeye devam edilecektir.